Her Şey Anını Bekler

Kafeye epey erken gitmiştim. Sami yoktu. Sena henüz gelmemişti. Enis, her zamanki yerinde oturuyor, defterine bir şeyler yazıyordu. 
"Merhaba kardeşim" dedim.
"Merhaba abi. Hoş geldin. Buyur otur" dedi.
Karşısına oturdum. 
"Sami ortalarda görünmüyor. Hasta falan değildir inşallah."
"Yok, iyidir abi. Sabah gelmişti, alışveriş için çıktı. Birazdan gelir."
Bir süre ikimiz de sustuk. Merak ettiğim bir meseleyi sormanın tam sırası diye düşündüm. 
"Kardeşim, bu kafenin açılışında önemli katkın olmuş. Sami bir ara söz etmişti. Tebrik ederim" dedim.
Bir süre önündeki deftere bakarak sustuktan sonra "Sami'nin benim için yaptıklarının yanında bunun hiç önemi yok abi" dedi.
"Ne yaptı ki? Bir sakıncası yoksa anlat kardeşim, dinlemek isterim."
"Peki, kısaca anlatayım…"